Saturday, March 28, 2015

Trenler trenler: Stockholm

Dunyanin en cok konusan lise ogrencisi ile dunyada her seyi konusmak isteyen tombul bir teyze caprazlama 1 saat kadar heyecanla dunyalari konustuktan sonra susabildiler (cok sukur). Dunyanin en guzel tren yolculuklarindan birini benim icin tamamen yok etmek uzereyken.. Neyse ki gercekten herkes icin kelimelerin tukendigi bir yer var. 



Kucuk yerleskeler, agaclar, agaclar, uzerinde kucuk kayiklar icinde bir kac insanin balik tuttugu kucuk goller geciyoruz. Alan Hampton'in son sarki albumu dinliyorum biraz folk. Sanki bu yolculuk icin en iyi muzik bu. Bazi yerlerde atlar bile gordum. Bulutlar geciyor. Bulutlari geciyoruz. Bazen mavi gokyuzu bile goruyoruz. Tombul teyze ile ikimizde kisa boylu oldugumuz ve koltuklar hep uzun boyle insanlar icin ayarlanmis oldugu icin ayaklarimiz havada kaliyor ve bazen birbirine carpiyor. Ikimiz de birbirimize meydan okurcasina pis pis bakmiyouz. Yine de 5 saat boyle yolculuk etmek enteresan olacak. 

Ruyadaymissin gibi tut..

Kendini hatirlamak. Kendini yenilemek. Ic dunyasi geliskin olmayan insanlar olanlari kiskaniyor. Dunyanin itis kakisinin cok buyuk bir kismi bundan ibaret. Ic dunyasi geliskin olup onu tikamaya calisanlar da var. Onlara diyecek hicbir seyim yok. 


Saganak altindaymissin gibi yuru...

Pencerden disari bakarken karsi tarafin penceresindeki yansimayla birlikte gordugum manzaranin bir yorumunu, ayni zamanda kendi penceremdeki yansimayi karsi penceredeki yansimadan da gordugum icin karsi tarafin manzarasini da goruyorum. Hayat tam olarak iste bu. Senin gorduklerinle gormek istediklerinin karsilikli yansima/yanilsamasi. Gordugum seyin derinligini anlatmakta gucluk cekecegim icin anlatmaya calismaktan vazgeciyorum. 


Bulutlar birlesip tombullasti. Insanlar sessizlesti. Hava serinledi. 3 senedir gormedigim Isvec'li muzisyen arkadaslarimla dun konserden sonra birlikte vakit gecirdik. Yeni yaptiklari muzikleri, albumleri dinledim. Onlari dusunuyorum. Ders verdigim genc insanlari, isteklerini, muzisyenliklerini, dusunuyorum. Bir suru guzel hisler hatirliyorum. Bir kac umutsuzluk. Az hayal kirikligi hala oradan oraya surukledigim. Buralarda bir yerlerde birakirim belki diye umuyorum. Irina'nin, Peter'in, Elin'in, Mans'in hayatlarini dusunuyorum. Daha uzaga birakmam lazim gelir. Onlardan uzaga, az hayal kirikligini. Belki gemiden denize atarim Helsinki yolunda. Evet en guzeli oyle olur. Ne Finlandiya'da ne de Isvec'te. Arada bir yerde. 





Aaaah... Aklimda silik dusler geriye geriye donusler var. 
Devrimimin ortasindan ta en basa kacislar var.
(Can Gungor sarkilarini dinleyin)


No comments: