Sunday, January 12, 2014

Sanat Sepet işleri!

Bu aralar kafam bunlarla meşgul:

Her şeyin değişken olacağını hissettiğimiz yüzyıl dönümünden beri kalıcı işler yapmak da zorlanıyoruz. Belki de bu durumda kalıcı eser yaratmaya çalışmaktan artık yavaş yavaş vazgeçmeli. Peki yeni kurgu ne üzerine olmalı? Şu anda kalıcı olmaya çalışmak esas itibariyle huzursuzluk veriyor. Acaba ölümsüzlüğe koşmaya çalıştığımız şu günlerde ani değişikliklerden korkmadığımız zamanlara mı geldik?

Kavramların içi boşaldıysa (ki boşaldı) yeniden doldurmak lazım. Ya da kavramsızlık üzerine yeni bir yaşam felsefesi geliştirmek gerekiyor ki o zaman sanat ve hali hazırda felsefeyi de yeniden kurgulamak gerekiyor. Ya da tamamen rahat bırakmak gerekiyor.

Sanat felsefesinden kalıcı olmayi çıkarırsak zamanla ilişkimiz ne olacak? Yeniden kurgu mu? Ölüm korkusu olmadan eser yaratmanın altını nasıl dolduracağız?

Botoks, vücut artıkları ile boşlukları doldurma, çizgileri sarkmaları giderme, plastikleşme, 3D printerlar, genetik araştırmalar ölümsüzlük ve mükemmelik arayışı içinse o zaman temel sanat estetiği kurallarıyla şimdiki sanat arayışlarına yaklaşmak anlamsız mı? Temel (fundamental) olarak gördüğümüz bize öğretilen sanat algısı ile yeni sanatı algılamamız mümkün gözükmüyor. Baştan sona iki boyutlu zaman mekan kurgusu hala mümkün mü? (cevap veriyorum; bence değil!) 

Dürüstlük kelime anlamıyla şekil değiştirmiş ya da tamamen yok olmuş olabilir. Belki de sözlükten çıkartmak gerekir (buna gerçekten inanıyorum).

Eskimek yaşlanmak ile aynı şey degil. Yenilenmek, güncel kalmak için çok okumak, takipte kalmak yetmiyor. O kadar hızla değişiyor ki her şey takip etmeye tüm vaktini harcasan değişime hazırlanmaya vaktin kalmıyor. En önemlisi yeniden yapılanarak bir şey yaratmaya cesaret edene kadar o yapılanmanın ömrü geçmiş olabiliyor. Bu durumda eser yaratmanın anlamı nedir? Belki sadece zamanı o andaki şekliyle değerlendirmek olabilir, şimdiyi yaratmak gibi. Yani sonuçtan çok süreç önem kazanmış olabilir. Bir ihtimal daha eğlenceli bir dönem başlamış olabilir (mi?).

Çok karakterlilik (bazen yanıltıcı karakterler) ilişkilerimizin merkezine oturdu. Bu durumda insanlarla eskimiş anlamıyla gerçek bir iliski kurmak ilizyon oldu. Gerçeklik kavramının da içi yeniden doldurulmalı veya sonsuza kadar boş bırakılmalı. Burada yeni dönem fizik ve matematikçilerine güveniyoruz. 

Kişisel tavrım biçimlendirilmiş, sınırlandırılmış müzik kurgularına mesafeli durmak şeklinde. Son dört beş senedir özellikle doğaçlama müziklere ilgi duymam, onları çalmak dinlemek istememin zamanı istediğin gibi o anda şekillendirmek ile ilgisi var. Kalıcılık yerine geçicilik. O an’ın algısı. Bazı yeni görsel sanat yerleştirmelerinin her mekana göre yeniden yorumlanabilir olması gibi çalmaların  da mekan/zaman ilişkisi ve iletişim içinde olunan kişilere göre değişkenliği heyecan veriyor.  


Şimdilik bu kadar…

Okumalar:

3) Creativity by Iannis Xenakis

not: Ülke gündemine koyiim, sana bir şey olmasın!

2 comments:

Anonymous said...

Eser yaratmaya devam edin....eger iyi seylerse bu önemlidir.....topragin altinda yatan bulunamamis veya diyelim belkide hic bulunamayacak bazi antik saheserler onlari önemsizlestirmiyor....tam tersine daha da degerli kiliyor....

Su anda müzik dünyasinda o kadar cok üretken basarili enteresan insan, ismi az duyulmus, hic duyulmamis insan varki....hepsine ulasmak hemen zor.....ama merak ve onlari aramak bulmak dinlemek istegi hic bitmiyor.....

sonucda önünüzde iki secenek var:
1) üretmek 2) üretmemek

ben olsam duramam üretirdim :)

kahveye gidip tas oynayacak degilsiniz ya :)

iyi günler dilerim

La Tahzen said...
This comment has been removed by a blog administrator.