Thursday, December 20, 2012

Choices are made.

...o gece B. W. bana "senin kariyerinde tanidigim butun kadinlar ayni secimleri yapmak zorunda hissetti kendini" dedi. Bu konuda Erkek - Kadin olmak, secim yapmak zorunda kalmak demek. "Ama sen iyisin. Memnunsun. Eminsin. Peki mutlu musun? Pisman misin?" dedi sonra. "Degilim" dedim. 

Cok cabuk dedim. Dusunmeden. 

"then there is no problem" dedi. 

Problem yok dedim. 

*Her sey yolunda. 

Gulumsedik...

Monday, December 17, 2012

Kayit Gunlugu 06: Kuyruguna geldik.

Serhan Erkol, Halil Ibrahim Isik ve Tamer Temel
6 Aralik
Studyo dolu. Ancak 6 Aralik gunune 3 saatligine yerimiz var. Kayitlari bitirmek her gecen gun zorlasiyor studyonun mesguliyeti yuzunden. Simdi sirada Nefesli grubu kayidi var. Bir gece once Selen Gulun Trio calmistik... Ertesi sabah anlatmam gereken dersler... Aralarda, her boslukta yazilan notalar, dinamikler, aranjmanlar... 

Notalarla ucusarak geldim kayida. Halil Ibrahim Isik Trompet, Serhan Erkol Alto Sax ve Tamer Temel Tenor ve Soprano Sax calacak. Ekibim bu. Halil ve Serhan TRT'de 5 parca kaydetmis, yorgun ve ac geldiler. Bir trompetci icin en zor sey dudaklarin yorgun olmasi. Kisitli zaman icinde ne yapip ettiysek istedigimiz sonucu alamadik. Dudaklar yorgun. Kayitlari Serhat Ersoz yapti. Sule Yigit geldi surpriz yapip elinde sarap ve peynirler ile :) Ilac gibi geldi o sarap. Tum yorgunlugu stresi aldi goturdu tatli muhabbet. Ama anladik ki o kayit o gun bitemeyecek. Baska bir gun yeniden denemek uzere anlastik. Aranjmanlar guzel tinliyor, zor da degil. Bir dahaki sefere kesin olacak.
Tamer ve Temel :) Serhat Ersoz o gece kayit masasinda. 




Sonra Emre geldi birlikte calistigimiz parca ile. Cok guzel olmus. Neredeyse bitmis bir projeydi dinlettigi. Sade, abartili degil. benim bir sey soylememe gerek bile kalmamis. Ben de icimden dedim (500. kez) mutlulugun nereden gelecegi belli olmuyor. Tum konsantrasyonum nefesli kayitlarindaydi. Gece surprizle kapandi. Super keyifli ve heyecanli bir sekilde eve dondum. Seviyorum bu parcayi. 


Sule Yigit gelmis hos gelmis. Eli de bos gelmemis :) foto: Serhat



Steinway D hala iyi durumda! Foto: tamer temel
9 Aralik
Piyano kayidi gunu. Aslinda biz grup calimi ile Piyano kayitlarini da hucum kayit esnasinda bitirdik. Son derece de memnunum calinandan. Fakat bir parcayi sadece solo Piyano calmak niyetim vardi. Bir de Bertug Cemil ile surpriz bir is yapiyoruz. Onu burada anlatmayacagim. Onu calmam gerekiyordu. Iki kayidin uzerine de Steinway'i denemek istiyordum, yayli sazlar calindiktan sonra bir nebze de olsa Steinway olsa bu parcalarda nasil tinlardi diye merak etmeye baslamistim. Hazir onunde imkan varken dedim Selen haydi dene! Pazar aksami Basar Under, Berk Kula ve Isik ile bulustuk MIAM'da. Akort tam 2 saat surdu! Piyano fena durumda degil fakat oda soguk. Piyano icin iyi bir ortam degil soguk ve nem. 2 saat boyunca bekledik. Ben cok heyecanliydim bu kayit icin. Tum gun carpintim oldu. 
Fotograflar: Tamer Temel

Cok acayip ama Steinway D calacak olmak, o odada tek basima kalacak olmak asik olmak duygusu gibi bir heyecan yaratiyor bende. O piyanoya dokunmak... O sesi almaya calismak. Memnun olup olmayacagini bilememek? Akort bittikten sonra calip dogru mikrofonlamayi yaptik. Arka arkaya once kendi parcami, sonra Bertug icin kayidi yaptim. Sonra da diger parcalarin uzerine calmayi denedim. Adrenalin tavan yapti. O gun studyoda Tamer de vardi. Son yarim saat haricinde hep bizimleydi. Ne guzel oldu, fotograf da cekti. 


Soldan saga: Isik, Basar, ben ve tabii ki B.K.



Cok sansliyim, oyle veya boyle hep bir dis kulak oluyor kayitlarimda. Piyano 442'ye akortlanmisti. Bizim kayitlar dijital ortam sebebiyle 440'ti. Bir sekilde ben de, Tamer de, Berk de rahatsiz olmadik duyduklarimizdan. Aslinda her sey yarin belli olacak, biz projeyi toparlamaya basladigimizda. Ama ben o gun olan bitenlerden cok memnunum. Gercekten iyi akortlanmis bir Steinway D gibi bir piyano az bulunur bir luks. Belki neden boyle hissettigimi acikladigim ve Piyano'lari kiyasladigim bir yazi yazarim bir gun. 


 16 Aralik
Serhan ve Tamer yeniden nefesli aranjmanlarini calmak icin studyoya, Muzik Evi'ne  geldiler. Yine cok az vaktimiz var. Berk gec gelebildi turneden ve tum kayidi asagi yukari bir saat icinde calip bitirmemiz gerekti. Fakat bu sefer provali olundugu icin Alto Sax / Tenor Sax uyumu cok tatli oldu. Uzerine de Tamer Soprano Sax ile caldi Trompet partilerini. Henuz karar vermedim boyle mi kalsin yoksa yeniden Trompet calmak gerekli mi? Yarin projeyi toplarken karar verecegim. Serhan ve Tamer'e ne kadar tesekkur etsem azdir bu ekstra emekleri icin. Bu arada 24 Ocak'ta projeyi birlikte de calacagiz Nublu'da. Bakalim kulaklara nasil gelecek?


2'ydik 3 olduk. Sonra hep birlikte 4!
Yarin ki Trompet kararinin ardindan tum calimlar bitmis olacak. Itiraf etmem gerekirse ben biraz yoruldum. Hayatim boyunca ilk albumunu live, ikincisini uc gunde, ucuncusunu (solo album) uc bucuk ve son albumunu (asnwers) yedi bucuk saatte kaydetmis birisi olarak aslinda produksiyon albumu nasil yapilir ilk defa deneyimliyorum. Kayit boyunca bir suru insani agirladik Muzik Evi'nde; Ediz Hafizoglu, Cengiz Baysal, Demirhan Baylan, Imer Demirer, Ozan Musluoglu, Klasik Istanbul Dortlusu, Serhan Erkol, Tamer Temel, Halil Ibrahim Isik... Cenk Erdogan'da kaydettik gitarlari. Miam'da kaydettik Piyano'lari. Emre Malikler bir parcanin elektronik duzenlemesini yapiyor. Cok fazla insan emek veriyor. Merak ediyor. Gecen gece Nublu'nun kapisinda Hakan Kursun'u gordum. "E hadi  artik" dedi :) Herkes tek tek albumu sordu. Cok guzel bir his bir hayalini gerceklestirmek istediginde yaninda arkadaslarini bulmak. Albumu tek basima yapiyor olmaktan yoruluyorum bazen ama hic sikayetci degilim. Gercekten ancak takim isi ile kotarilacak bir sey produksiyon albumu yapmak. Insanlari bir araya getirmek, studyoyu ayarlamak bile tek basina bir mesele. Ama olsun yuzduk yuzduk... yuzdum...

Yarindan itibaren vokal kayitlari basliyor. Cok yumusak bir parca soyleyecegiz Elif Caglar Muslu ile albume. Ancak su kadarcik ipucu verebilirim, albumde iki tane Ingilizce sarki var ve bunlardan birisi bizim duetimiz olacak.

"... if you can't walk you can run. There is some one for everyone..." diyecegiz can-i gonulden sizlere. 




p.s.
Albumun konserleri kendisi bitmeden basladi. 
19 Aralik Alt Caz
11 Ocak Cafe Mitanni
24 Ocak Nublu
...
ve lansman konseri duyurusu yakinda..


Monday, December 10, 2012

Dünya (V)

Dünya
senin
burada yazdığındır,
diye - 
niye 
farklı olsun
ki?
(fotograf: tamer temel)




- Senin yazdığın da
eninde sonunda 
aynı 
dünya
dır.

Dur
sun : 
yaz 
ma. 

Tuesday, December 4, 2012

Gelecek konserler - Liste (İstanbul)

Yakın tarihli, önemli bulduğum ve heyecan duyduğum bazı yurtiçi konserlerimden bir liste yaptım. 

5 Aralık, Cafe Mitanni, Selen Gülün Trio  Demirhan Baylan ve Cengiz Baysal ile birlikte eski / yeni şarkılarımdan çalıyoruz. 

19 Aralık, Alt Caz'da Demirhan Baylan ve Cengiz Baysal ile birlikte eski / yeni şarkılarımdan çalıyoruz. 

23 Aralık, 15.00 Ozan Musluoğlu "My Best Friends are Piano Players" album lansman konseri. Tepe Nautilus'da. Albümde "Yellow Moon" çaldık. Konserde de çalacağız.

11 Ocak, Cafe Mitanni, Selen Gulun Trio, Demirhan Baylan ve Cengiz Baysal ile birlikte eski / yeni şarkılarımdan çalıyoruz. (Album cikiyor!) 

17 Ocak, Selen Gülün *Blue Band ( 6 Nefesli + Piyano Trio) Jazz Combo için yazmış olduğum müzikleri çalacağımız Konser, Borusan Müzik Evi.

24 Ocak, Selen Gülün, "I Sing". En yeni album nefesli enstrumanlar ile birlikte. Serhan Erkol, Tamer Temel, Demirhan Baylan ve davulda da Volkan Oktem var. 

26 Ocak, Selen Gülün **"Kadınlar Matinesi" konseri. Konserin isim babası Murat Beşer. Alp Ersönmez ve Ediz Hafızoğlu ile house band olacağız. Çeşitli sürpriz konuklar ile gece şenlenecek. O gece ayrıca benim doğum günüm :)

Bunlar dışında enteresan bulabileceginiz diğer performanslar şunlar olabilir.
Albüm lansman konseri Şubat'ta
Mart'ta Pera Müzesi'nde "Kadınlar Matinesi" konseri 
Nisan'da Borusan Müzik Evi'nde Yeni Müzik eserlerimin çalındığı konser

Konser duyurularını yakından takip etmek isteyen http://www.facebook.com/selengulun e eklenebilirse harika olur.

Sevgiler.

*Blue Band

Şenova Ülker , Trompet, Büğülü
Serhan Erkol, Alto Sax
Engin Recepoğulları, Tenor / Soprano Sax
Meriç Demirkol,Bariton Sax
Bulut Gülen, Trombon

Selen Gülün, Piyano, Elektrik Piyano, Vokal
Ozan Musluoğlu, Akustik / Elektrik Bas
Cengiz Baysal, Davul

Konuk Vokalist: Elif Çağlar - Muslu

**Kadınlar Matinesi : East to West: Turkish Women in Jazz diye özellikle yurt dışında çaldığım projenin Türkiye versiyonu. Programda Jehan Barbur, Şirin Soysal, Ayşe Tütüncü, Elif Çağlar - Muslu... gibi harika müzisyenlerin müziklerini yorumlayacağız.

Sunday, December 2, 2012

Kayit Gunlugu 05

Oooy oy! Bazen insan kendi de inanamaz ya, oyle macera dolu bir kayit gunu/gecesi... Ama sonucu tatliya baglandi. Bastan sonunu soyleyeyim, iciniz rahat rahat okuyun :)
Daha net olmasina gerek yok. Albumde de boyle! 

Bu sefer amac Yayli sazlar dortlusu kaydetmek. Birbirinden harika dort muzisyen albumun iki parcasina calmak uzere Muzik Evi'ne gelecekti 26 Kasim'da. Orijinal tarih 16 Kasim'di ama araya diger kayitlar girdi. Bu adamlari bulmak studyoya sokmak cok zor (Isimlerini veremiyorum!). Biz Klasik Istanbul Dortlusu diyelim. Inanilmaz mesguller, programlari hep dolu. En sonunda anlastik ya, ben mutlu mesudum ama aranjmanlari bitirebilmis degilim. Biz bestecilere son tarih lazim. Kimse soylemez ise cok guzel oyalaniriz. Bugun yaparim, sonra yaparim... Cunku zor o basbasa kalma hali kendinle. Kendi muzigine aranjman yapsan bile oyle . Muzik senin ama zor iste kardesim oturup yazmak. Ya istedigin arzu ettigin gibi bir sey yazamazsan? 


Aranjmanlar. Grafik de var, nota da var. Sonunda sarki var!

24 Kasim Cumartesi oturdum yazmaya. Studyonun ofisindeyim. Calisiyorum. Hava soguk ve yagmurlu. Ciktik Cihangir'de yemek yedik. Ara verdim ama keyfim yerinde. Olaylar guzel basladi. Fakat aniden ortagimin babasinin rahatsizlandigi haberi geldi. Keyfimiz kacti. Gecenin bir yarisi telas, huzursuzluk. Bir yandan Brazilian Girls'un kaydinin son gunu. Gittim gerisin geriye studyoya ama calisamadim. Dukkani kapadik, o kadar. Pazar gunu yogun calismam lazim. Yine uykusuzluk bekliyor onumde. Emre Malikler gelecek studyoya Pazar gunu, bir parcaya elektronik calismalar ile katkida bulunacak, onun dosyalarini alacak, beraber albumu dinleyecegiz v.s.. O gelmeden az once, 6 sularinda ben birinci aranjmani neredeyse bitirecek kadar ilerledim ve keyfim iyice yerine geldi. Guzel oluyor. Fakat hava fena soguk ve cok yagmur yagiyor. Deli gibi yagiyor. Emre geldi, indim studyoya. O da ne? Bilgisayar bize giciklik yapiyor. Aciyoruz kapiyoruz her seyi deniyoruz, baska seyleri aciyor, benim projeyi acmiyor. Tam bir bucuk saat boyunca dosyayi acmaya calistik. Bu arada ben zamana karsi yarisiyorum tabii ama caktirmamaya calisiyorum stresimi. Ertesi gun kayit var ve sadece benim kayit dosyam acilmiyor, durum bu yani! Neyse ki Emre inat etti,  sorun cozuldu ve en sonunda dosyalari aldi. Albumu dinledik. 9.30 gibi Emre gitmeye karar verdi, ben de calismaya devam edecegim. Bu arada harika bir sey oldu, menajerim email yazdi (Aydin Dorsay) ve kayit saat 1 yerine 4'e ertelendi. Ben tabii muthis mutlu oldum, boylece uyumak icin asagi yukari 3 saatim olacak gibi gozukuyordu! 


Utancim belgelenmek istendi ! :)
Neyse efendim, Emre ofisin kapisini tiklayarak bana lavabonun yerini sordu. Ben de disari cikip "bak iste surada" dedim ve cikilikkk diye bir kapi kapanma sesi duyduk. Bir sure bakistik. "Disarida kaldim" dedim. Bir sure daha bakistik gulmeden once! Anahtar, bilgisayar, telefon, montum, cantam her seyim iceride. Klima acik. Ortaklarima ulasamiyorum cunku telefonum iceride. Allahtan asagida Berk Kula calisiyor rastlantisal ugramis. Cok kisa bir sure sonra da gidecek, 15 dakikalik isi var. Benden ara Serhat'i dedi, ama Serhat da hastanede babasinin yaninda boyle sacma bir sey icin aranamaz durumda! Bu arada zaten bari deneyeyim belki acar derken Berk'in de sarji bitti! :) Fakat kendisi harika bir insan oldugu icin Fihrist tutmaya baslamis, telefon numaralarini deftere yazmis! Serhat'i aradik dedi ki babam iyilesiyor (buyuk rahatlama!), 2 saate gelirim, oyalan. Oyalan da, dukkani kapatip cikamiyorum cunku anahtar ofiste. Berk cikip gidecek. Ustumde mont yok, disarida yagmur. Acim! Emre dedi ki "anladim ben, gel hadi sana yemek ve sarap ismarlayayim Berk gidene kadar gider geliriz 15 dakikaya". Oley! Gittik yakindaki Antakya lokantasina. Ben Mercimek corbasi ve sarap ictim. Bayagi bir gulduk bu duruma tabii. "Mercimek corbasi ve sarap cok fena ise yarar bak sen bu muzigi bugun bitirirsin" diye dalga geciyor benimle :) Geri donduk. Serhat'a dedim ki Emre'nin telefonunda beni arayabilirsin. Emre sahane birisi olarak Serhat gelip de ben ona gidip anahtari alana kadar yanimda durdu. En sonunda gece yarisi ben iceri girip her seyimi topladim, bu saatten sonra evde calisayim bari diyerek studyoyu kapadim, Emre'yi eve biraktim ve eve gelip sabahladim! Ama her seyi yetistirdim.

Kayit harika oldu. Ekip tahminimden de kisa bir surede (bir saat) calip gitti. Muzikleri cok sevdiler. Ben de cok memnun oldum. Her seye degdi!

En harikasi tabii tum ugraslar sonucunda Emre'ye yanlis davul dosyasini almis olmamiz oldu. Mercimek corbasi ve Sarap Yayli Sazlar'a yariyormus, Elektronik Muzige degil :) Neyse yarin telafi ediyoruz (!)

Onumuzde cok az is kaldi. 6 Aralik nefesliler kayidi. 9 Aralik Miam'da Piyano kayidi ve 10'undan itibaren vokal kayitlari. Bir aksilik olmaz ise 2013'e hazir olacagiz. 

Kendin pisir kendin ye ne acayip ismis. Zorlayici, meydan okuyucu. Ama bir o kadar da buyuleyici...