Sunday, December 5, 2010

Aralık'ta neler olacak?

Bu ayın ilk konseri 13 Aralık'ta. Benim elimin durumu aynı olduğundan o konseri çalamayacağım ama zaten Sürprizler albümünü ve yeni şarkılarımı çalmak istiyordum, bu vesile ile sadece söylerim arkadaşlarım çalar dedim. Süper bir ekip oldu. Serkan Özyılmaz o gece Rhodes çalacak. Demirhan Baylan Bas çalacak. Kendisine ait, albümde de yer alan iki parçaya da (Cennet ve Canım) eşlik etmiş olacak.Derin Bayhan da davul çalacak o gece bizimle.

13 Aralık, Pazartesi, Nublu İstanbul @ Babylon, 10.30 PM
http://www.nubluistanbul.net/

Yeni albüme girecek parçalardan birinin demo kayıdını bir kaç gün önce paylaştım soundcloud'da. O da şöyle bir şey:

senden başka by selen gulun

Sonra umuyorum ki elim iyileşecek, Ekin Boston'dan gelecek ve geri kalan konserlerimi mutlu mesut çalabileceğiz.

26 Aralık, Pazar, Tamirane, 2-4 PM.
Selen Gülün Trio
.
Herhalde ağırlıklı olarak Answers albümünden çalacağız. Albüm çıktı çıkalı İstanbul'da çalmak kısmet olmadı. Antep'ten NY'a kadar çaldık ama... Coffee in the house, The Liars' Club gibi yeni sezonda çalmaya başladığım parçalarım var. Onları da programa eklerim herhalde. Bas'ta Kağan Yıldız var, davul'da Ekin Cengizkan.

http://www.tamirane.com/#/tamirane



28 Aralık, Salı, Alt - İndigo, 10.30 PM. Selen Gülün Trio.
Bu sefer yine şarkılar. Yeni şarkılar. Francesco Fantini Bas, Ekin davul çalıyor olacak. Programda Answers resmi var ama aldanmayın! Her ihtimalde Cennet, Pia, Bırak Gitsin söylenir bu gece...

http://www.altnokta.com/main/etkinlikDetay.asp?ID=260


30 Aralık, Perşembe, Jazz @ Cezayir (Naima). Oğuz Büyükberber, Klarinet ve Ekin Cengizkan, Davul ile Tamamı Doğaçlama bir konser daha. İlk defa Eylül Bar'da yaklaşık olarak tam altı ay önce çalmıştık, 27 Mayıs gecesi, net hatırlıyorum. Çok güzel bir geceydi! Tekrarının da aynen heyecanlı geçeceğine eminim. Yeni Nord Stage'imin de olanaklarını test edebileceğim bir performans olacak. Şimdiden sabırsızlanıyorum!

Cezayir harika yemeklerin olduğu, fantastik bir mekan. Naima'nın yeniden yapılanıyor olmasına inanılmaz sevindim. Tüm desteğim Selim Selçuk'la.
http://www.cezayir-istanbul.com/newsite/main_en.html

Bu arada NY ve Boston konserlerim güzel geçti. Alper Yılmaz, Nick Kadajski, Ekin ve Andrew Dow ile çaldım. Barberry NY konserini ben çalamadım, migren krizim tuttu. Ama Alper, Nick ve Ekin Selen Gülün Tribute olarak çaldılar o konseri. Olsun du, bu da böyle bir durumdu. Bütün bu olanlardan (bir kez daha) sağlığıma dikkat etmem gerektiği sonucunu çıkartıyorum. Evet!

Konserlerden şöyle bir kayıt var soundcloud'da. Yellow moon. Lily pad / Cambridge konserinden.

Yellow Moon by Selen Gulun by ekin

Aydın Teker'in 4 dansçı için koreografisini yaptığı "play in plain" işi 2 Aralık'ta Antwerp'te benim bu performans için, çoğunlukla Boston'dayken yazdığım müziklerle work in progress olarak gösterimdeydi. Aydın kafası karışık döndü Belçika'dan. Öyle sanıyorum ki yeniden masa başı yapmamız gerekecek. Ben kendi yaratım sürecimden memnunum aslında. Müzikler eski öğrencim Ali Somay'ın özverili çalışmaları/yardımları ile gününde teslim edilebildi. Nora Krahl ve Seren Karabey Cello'ları, Renan Koen Piyano'yu çaldı. Karşılık beklemeden çalıştı herkes. Ne kadar teşekkür etsem azdır!

Bu ay yavaş yavaş 123'ün senfoni konserinin (19 Mayıs, İzmir) aranjmanlarına başlamayı umuyorum. 123 yeni albüm çıkarıyor bugün yarın, Arve. Heyecanla bekliyoruz!

Şimdilik bu kadar. Ekleme oldukça yazarım.

Kalın sağlıcakla. Yürürken önünüze bakın!

Wednesday, December 1, 2010

Gece

Sessiz gece.
Sakin gece.
Sessiz sakin geçen gece.

Sakin,
sessiz gece.

Geçen gece.

Gece sessiz,

sakin.

Geçen
sakin gece.
Sessiz.

Sakin geçen gece.


Sessiz.



1/12/10

s.g.
istanbul

Wednesday, November 24, 2010

Ucuyorum

Hem gec hem de guc! Orijinal olarak tam da bu ucakta olmak istemistim aslinda. Turizm sirketi bu dusuncemden farkli olarak bugun istanbul’da olmak isteyecegimi dusunerek almisti bileti ama ben bugun ucup yarin istanbul’da olacagimi planlamistim. Aman neyse iste, aynen oyle oluyor. Tek farkla; bu sefer planlandan farkli olarak sag kolumda alci, alin-burun-cene-dis agrisi benimle beraber yolculukta. Dun ucmam gereken saatte bugun ucuyorum. Aklimda bir de yuzumu yere carptigimda ki ses ve travma etkisi var.

Dustum. Herkes duser. Ben hic boyle dusmemistim. Kucuklugumda annemlerin yataginda ziplarken firlayip kaloriferin uzerine saplanma hikayem var. Her kuafor seansinda hala sorulan dikis izlerim var o kazadan hatira kafamin ortasinda. Bir de annemin super kahraman gibi beni sokaklarda kucaginda tasiyarak araba bulmaya calismasi hikayesi var o gunden kalan aklimda. Cok yaramazdim ben. Fena hikayeler var yaralanmalar ile ilgili ama hepsi bir sekilde gecmiste kalmis unutulmus . Hic boyle dusmemistim gibi geliyor su anda.

Yine de planladigim gibi yolculuga Alin Coen dinleyerek basladim. Aglatti beni album. Kotu bir swiss air, merlot sarabi da aglatabilir insani. Ozellikle iki sise icersen… Cabuk cabuk… Bak simdi, left behind soyluyor hain. Ben simdi huzunlenmeyeyim de ne yapayim? Harika bir album, gercekten pop aslinda nasil bir sey olmali iste tam da bu albumde. Ama bir dakika, bendeki master'li kopyasi degil. Belki de bu parca albumda yok bile. Vay be! Boyle cok daha iyi oldu. Arkadas kiyagi diye ben buna derim.

Sadece sol elle yaziyor, imzaliyorum iki gundur. Sol el de cok ise yarayabiliyor saglaksan.

Cok uzun zamandir hissetmedigim hisler… Guzel… Derin… Taze... Tamamlanmislik hissi. Ama acilar da var icinde. Uzakliklar, bilinmezlikler. Calmak istiyorum su anda, ama mumkun degil. Hem cografi olarak hem de fiziken degil. Evet elimde alci var, ve 15000 feet gibi bir yerdeyim gokyuzunde. Aslinda hep calmak istiyorum. Nasil bir koleliktir muzisyenlik?

Yanliz degilim. Douglas yanimda. Ucakta. Ama Mary'yi geride biraktik iste. Simdiden merak edip, ozluyoruz.

Sonra Istanbul’a inecegim. Nord’um var ayrica. Eve goturecegim bir suru hatiram var. Evdekilerimin yanina….

22/11/2010

LX 029808, Swiss air, okyanus ustunde bir yerler.

Sunday, October 24, 2010

Kasım kapıda.


Bir sureligine gidiyorum. Yeter bu kadar Türkiye!

Eninde sonunda geleceğim tabii. İş var güç var öyle hooop diye gidemiyor insan maalesef.

Şimdi bakalım neler olacak Kasım ayında?

Bir kere bir kavuşma söz konusu olacak. Tek başına bu kadar heyecanlanmaya değer! Bir de üstüne süper konserler çalacağım, daha ne olsun? 29 Ekim'de Boston'a yolculuk. Tam 11 sene sonra yeniden Boston'a ayak basacağım. Çok acayip bir his. Oradan Ekin ile birlikte New York'a gideceğiz ve s
ırasıyla şu konserleri çalacağız:

@NY

4 Kasım, Perşembe @ Nublu NY
Selen Gülün "Answers" Quartet.
İsmi Alper (Yılmaz) buldu. Harika oldu. Alper ile albümün (Answers) harika bir lansman partisini çalmıştık Eylül Bar'da Ediz ile birlikte. Tadı damağımda kalmıştı. Çok heyecanlı olacak. Ekin ile de ilk defa benim müziklerimi çalacağız. Heyecan böylece beşe katlandı!

Nick Kadajski (al sx) / Selen Gülün (el pn) / Alper Yılmaz (el bs) / Ekin Cengizkan (dvl)

http://www.nublu.net/


5 Kasim, Cuma @ Barberry NY

http://www.barberryny.com/

6 Kasım, Cumartesi @ Rose Live Music

http://www.roselivemusic.com

@Boston

8 Kasım, Selen Gülün Trio @ Lily pad, Cambridge, 7.15 PM.

Selen Gülün (pn) / Andrew Dow (el bs) / Ekin Cengizkan (dvl)

http://www.lily-pad.net/archives/2010/11/index.html


Aydın Teker'in koreografisini hazırladığı yeni işinin müziklerini de umuyorum Boston'da yazacağım ve bitireceğim. Gördüğüm kadarıyla çalışacağım masa bile hazır =) Bana yazmak kalıyor.

Aralık gelmeden o zaman neler olacağını da yazarım. Şimdiden bildiğim heyecanlı performanslar var!

Bir gidip geleyim de...

Tuesday, October 12, 2010

...ikinci çözülme

hareket et, yap, hareket ol

-sen başka türlüsün diye bir düğüm atmıştın kendine. Ve zarif bir ruhun katliyle ilgili cümleler kazımıştın kağıda. Madem kısa sürecek senin hayatın, çünkü sen öyle diyordun zarif ruhlar için, öyleyse kahramanca saç kendini her bir şeye. Hareket, renk ve şavk dağıt uzaya. Uçuş. Uzun uzun konaklamadan hiç bir şeyde ve hiç kimsede, bölüştür kendini. Bundan böyle senin nasıl olacağından sana, bir KELEBEK söz etmeli -



Ece Temelkuran, iç kitabı.


Yerleşemeyenler. Okusun!